KATEGORİLER

7 Nisan 2017 Cuma

BUGÜN ÇOK HATIRLANDIM

06/04/2017 Perşembe, Tire

Bugün benim doğum günüm. Sevinmeli miyim, üzülmeli miyim? Sevinecek bir şey arıyorum, bulamıyorum. Bilakis sayılı günlerimden bir sene daha tükendiği için, tuhaf bir burukluk var içimde. Dünden beri bir sürü kutlama mesajı, iyi dilek temennisi göndermiş tanıdıklarım. Gün boyunca telefon ederek yaş günümü kutladı yakınlarım. Geride bıraktığım yaşımda kayda değer en önemli iş Taş Ev'i faaliyete geçirmek oldu sanırım. Çocuk yaşlarda doğum günleri daha farklı algılanır. Bir yaş almak, bir yaş büyümek, yaşamdan beklenen iddialı hedeflere biraz daha yaklaşmak demekti o çağlarda. Üniversitenin en sevdiği bölümünü kazanmaya giden yol bir yıl daha kısalırken bir önceki yıla nazaran daha fazla adam yerine konulacaktır.

Artık çocukların etrafımızda "Dede, dede" diye koşuşturdukları yaşa gelindiğinde yaş günleri kişiye özel yılbaşı gibi. Sağlıklı, mutlu nice yaşlar dileniyor sağlıklı, mutlu nice yıllar yerine. Önümüzdeki yıl sevgili kayınpederimi kaybettiğim yaşa geleceğim. Her yaş günü bir yılı alıp götürse de yanında, ölüm ne kadar uzak geliyor insana. Başka ne kaldı yapacak bu dünyada, çocuklarımızın mutlu günlerini beklemekten başka...

Sabah ilk kutlamayı eşim yapıyor, doğal olarak. Bugünkü gün toplantısına katıldıktan sonra yanımda olmak istediğini söylüyor. Bir kaç parça alışveriş yaptıktan sonra yaylaya çıkıyorum. Rutin temizlik işleri, tavukların beslenmesi derken Aşkın Şef, "Biraz işim var aşağıda yarım saate gelirim." diyor. Artık günler yoğun geçiyor. Mesai saatinde izin istemesi garip. Belli ki önemli bir iş. Özel bir konu olabilir, söylemek istemeyebilir diye "Ne işin varmış?" diye sormuyorum bu kez. Sadece "Telefonun açık, değil mi?, Gelen olursa..." diye hatırlatmakla yetiniyorum. "Açık, açık, merak etme gecikmem." diyor.

Günün ilk saatlerinde elemanlar bahçeye dağılıp kuzu kulağı, sarmaşık topluyorlar. O sırada iki ihtiyar delikanlı geliyor Taş Ev'e. Onlardan biri kayınpederin asker arkadaşıymış. 83 yaşında olmasına rağmen oldukça dinç görünüyor. "Sekiz silindirli araba sadece bende vardı o zamanlar. Alım satım işiyle uğraşıyordum. Kayınpederine de bir Opel vermiştim, otuz beş kırk sene önce." devam ediyor konuşmasına, verandanın en keyifli masasında. "Saatte iki yüz kilometre yapardım, lakabım deliye çıkmıştı  bu yüzden."

Az sonra Aşkın Şef bir pasta ile birlikte dönüyor. Ayşe Hanım çayları koyuyor, pastayı mutfakta süsleyip, verandaya getiriyorlar. Yanan mumu üfleyip pastayı kesiyorum. Aldığım kutlama mesajları pastanın güzel tadına karışıyor. Ardı arkasına kutlama telefonları geliyor. Kızımdan bugün pasta yeme izni aldım nasıl olsa. Eşimi arıyor, arkadaşların yaptığı sürprizden söz ediyorum. "Onlar niye pasta aldı? Ben pastanı yapmıştım, gel beni al." diyor biraz önceliğinin alınmış olduğuna üzülerek.

İkinci pasta eşimden. Hediyesini de ihmal etmemiş sağ olsun. Taş Ev'in verandasına ikinci defa servis hazırlanıyor. Tam toplanıp pastayı keseceğim sırada misafirler geliyor. Pastayı bırakıp misafirlerle ilgileniyoruz. Bu saatten sonra biraz zor fırsat bulacağımızı düşünerek pastanın kesilmesi işini araya sıkıştırıyoruz. Bol çikolatalı nefis bir şey bu.

Genç çiftler bu akşamın ağırlıklı konukları. Cuma akşamı olması münasebetiyle fazla içki satışı olmuyor diyeceğim ama değil. Çünkü gün günü tutmuyor. Her gün sürprizleriyle birlikte geliyor.

Evde Yazar duyunca şaşırıp üzülecek ama ilk kez bir şey paylaşacağım burada. İki yıl ara verdiğim sigaraya başladım yine. Hep bizim elemanlar yüzünden. Yine ilaç desteğiyle yaş günüm olan bugün itibarıyla sigarayı bırakmaya çalışıyorum. Kızıma bugünden başlayarak sigara içmeyeceğime dair bilmem kaçıncı sözü verdim.   

10 yorum:

  1. Doğum günlerinin kutlanmasıyla ilgili nasıl düşündüğümüz önemli. Sadece yaşlanıyoruz ömrümüzden bir yıl eksiliyor gibi bir bakış açısı olduğu gibi, yaş aldığımız müddetçe tecrübelerimize bir yıllık tecrübe daha ilave ettik diye de bakabiliriz. Esas olan yaşlandıkça daha bilge bir insan olmaya aday oluşumuzdur. Nedense yeni nesil ihtiyar kelimesini kullanmaktan hoşlanmıyor. Oysa ihtiyar kelimesi arapça fiil kökeni olarak Hayır'dan geliyor. Hayır kelimesi bütün iyiliklerin, güzelliklerin, doğrulukların bir bütün olarak anlam karşılığıdır. Arapçada başka fiil gruplarına transform edersek bu kelimeyi ihtiyar, muhtar, hayrat gibi daha nice hayırlı kelimelere ve anlamları bünyesinde barındırıyor. Muhtar seçilen demek olduğu kadar, ihtiyar heyeti de mana olarak seçkinler kurulu demek. Eski türk kültüründe ihtiyar ak saçlı, ya da ak sakallı diyebileceğimiz teçrübesiyle kendinden sonraki nesillere rehberlik eden demektir.
    .....
    Biz bunları düşünerek,sevinebiliriz. İyiki doğduk, iyi ki şuurlandık, iyi ki gönüllere girdik diyebilmeliyz.
    .....
    Acı patlıcana kırağı çalmaz demeyelim. Şu sigara meretinin başını yılanın başını ezer gibi kül tablasında ezelim. Şu blog yazma disiplinini sizde gördüğümden beri, işe olan sorumluluk duygusunu da gözlemleyebiliyorum. Örnek bir insansınız. Bence sigaraya hiç ihtiyaç duymazsınız.
    .....
    Nice sağlıklı, mutlu ve huzurlu eşiniz, çocuklarınız, sevdiklerinizle birlikte!..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız. İki açıdan da bakabiliyoruz yaş günlerine. Psikolojimiz bozuksa "yaşlandık, sona bir adım daha yaklaştık" türünden yaklaşımlar kafamızı meşgul ederken, keyfimiz yerinde, halimizden memnun isek, "tecrübe kazandık, refah düzeyimiz arttı" diyoruz. Ben konuya gelinen yaş itibariyle bakmaya çalıştım. Küçükken yaş aldıkça büyüyoruz, ya büyüyeceğimiz kadar büyümüş isek?
      Geçmişe bakınca iki tane başarılı evlat yetiştirdiğimi görüyorum, en büyük sevincim, gururum onlar.
      Bir tane dahi içmemeli bu illet sigaradan...
      Çok teşekkür ederim efendim. Siz de kendinize iyi bakın.

      Sil
  2. Çocuklar babalarının veriği söze sadık olmasını beklerler. Anne veya baba çocukları için her zaman rol-modeldir.
    İki kez doğum günü kutlamak; bu yıl çok kalıcı işler yapacağınıza alamet. Ve daha sağlam izler bırakacaksınız demek ki.
    Eşinizi lütfen benim adıma kutlar mısınız? Çok ön plana çıkmayan ama yapılması gereken her işi planlı olarak zamanında yapan, düşünceli bir insan.
    Her yeni yaşınız bir öncekinden daha iyi olsun.

    YanıtlaSil
  3. Çok iyisiniz. Teşekkürler, güzel sözleriniz ve dilekleriniz için.
    Eşim dünyanın en iyi eşi benim gözümde. Elbette kutlarım.
    Bir kez daha teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  4. Ben doğumgünlerini geçip giden değil gelip kalan yıllar olarak görüyorum. Geri kalan hayatım azalıyor gibi gelmiyor o yüzden hayatım uzuyor.

    Nice sağlıklı, huzurlu ve mutlu yıllara. Sigarayı da hiç yakıştıramadım, kızınıza sözünüzü tutunuz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlginç bir bakış açısı:) Neden olmasın? Böyle de düşünülebilir aslında değil mi?

      Teşekkür ederim. Doğrusu ben de kendime yakıştıramadım:( OK kızıma verdiğim sözümü tutmaya söz veriyorum:))

      Sil
  5. Sağlıklı mutlu yaşlarınız olsun Osman Bey 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, Aytül Hanım.

      Sil
  6. Bence kişiye özel doğum günleri gerçekten de özeldir, hep kutlanmalıdır:) Yaşlar, yıllar meselesine takılmamak gerekir. Ben insanın dış görünüşü değişse de içinde yaşayan adı ruh ya da her neyse onun hiç değişmediğine inanıyorum. Yıllar geçse de siz aynı siz değil misiniz yani, o yüzden yaş/ yıl boşvermek lazım.
    Bu arada sigara meselesinde bir yol kazası olduğunu düşünüyorum, vicdan azabı duymadan hatadan dönülebilir. Siz bu azimle sigarayı mı bırakmayacaksınız, inanmam :)
    Bu arada kutlamayı unutuyordum neredeyse... Sevdiklerinizle, güzel ailenizle birlikte nice mutlu yıllara (yıllara dedim, altını çiziyorum) :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız, söylenebilecek başka söz bulamıyorum dediklerinize ek olarak. Yaşla ilgili bir takıntım yok. Bununla birlikte ara sıra sorarım kendime, "Boşa mı geçirdim bu hayatı, ne bırakacağım geride." diye. Sonra bir yaş daha alınca paniklerim birden, zamanım biraz daha azaldı, oysa yapacak çok iş var daha.

      Sigara çok tehlikeli. Evde Yazar arkadaşım. Sizin sigarayı bıraktığınız günün sene-i devriyelerindeki sevinciniz, gururunuz korkutuyordu beni. Sakın ola "O kadar ara verdim, bir tane içeyim, zararı olmaz." deme gafletinde bulunmayın. İki sene sonra sadece bir tane içmem yetti bana zira. Şimdi yine bırakmak için mücadele veriyorum.
      Teşekkür ederim. Sağ ol, güzel insan.
      Anladım:)))

      Sil