KATEGORİLER

7 Kasım 2021 Pazar

BEN, KİRKE - MADELINE MILLER

 

Kitabın Adı: BEN, KİRKE

Yazar: Madeline MILLER

Sayfa Sayısı: 404


Yayınevi: İthaki Yayınları 

Çeviren: Seda Çıngay Mellor 

Türü: Mitolojik, fantastik roman

Mitolojiye fazla aşina olmadığımdan ötürü Madeline Miller'in kitabını okumaya başlarken tereddüt etmiştim. Homeros'un destanlarından yola çıkıp güzel bir kurgu oluşturan yazarın dilini çok beğendim. Kurduğu kısa cümlelerle okuru sıkmadan, Yunan mitolojisinin karmaşık halini anlaşılır bir hale getirerek Titanların, Olympos'un Tanrı ve Tanrıçalarının, Nympha'ların dünyasına sürüklüyor bizi yazar. Özellikle yazım dilindeki ustalık takdire şayan. "Ben, Kirke", okunması kolay, oldukça sürükleyici bir roman.

Kirke, ilk kuşak Yunan Tanrılarından güneş Tanrısı Helios'un bir Nympha olan Perseis'ten doğan dört çocuğundan biri. Nymphalar diğer bir deyişle periler, Tanrıların yanı sıra ölümlülerle de evlilik yapabiliyor. Nymphalar da ölümlü ancak Tanrıların sonsuz hayat sağlayan "Ambrosia" adı verilen nektarı içtikleri için yüzlerce yıl yaşayabiliyorlar. Kirke de bir Nympha olarak doğuyor ancak bu perilerin Tanrı ve Tanrıçalardan farkı, onlar gibi sıra dışı büyük güçleri bulunmaması ve insana benzer özelliklere sahip olmaları. Kirke'nin doğumundan itibaren sesinin güzel olmaması ve sarı gözleri nedeniyle özellikle annesi Perseis tarafından horlanıyor, dışlanıyor. Titan Tanrısı Prometheus, Olympos Tanrılarının en büyüğü Zeus'un gözüne girmeyi başaran ama ilâhların yaptığı zulme baş kaldırmasının yanı sıra ilk insanı balçıktan yaratarak ona ateşi öğreten merhametli bir Tanrı. Elbette bu durum Zeus'un ve Helios'un hoşuna gitmiyor ona cezalar verip ağır işkence uyguluyorlar. Ölümsüz olduğu için her türlü işkenceye dayanabilen Prometheus'a Kirke elini uzatıyor. Bu durum Tanrılar tarafından hoş karşılanmıyor, Kirke, ceza olarak ıssız bir adaya, Aiaie'ye sürgüne gönderiliyor. Yıllar sonra adaya gelen bir balıkçıya aşık oluyor Kirke. Ancak balıkçı, başka bir periye gönlünü kaptırıyor. Bu arada adada kaldığı süre boyunca Kirke, otlardan türlü sihirler, büyüler yapmayı öğrenmiştir. Tabiatı değişerek dik kafalı, kendine güvenen ve cesur bir cadı olarak nam salmıştır. Sevgilisini elinden alan Nympha'ya büyü yapıp onu altı kafalı bir deniz canavarına dönüştürür.

Kirke, o dönemde bile erkek egemenliğine baş kaldıran, kadının kendi gücüne güvenerek pek çok zorluğun üstesinden geleceğini gösteren romanın baş kahramanıdır. Bütün romanı baştan sona onun ağzından dinliyoruz. Bu arada Athena, Hermes gibi Tanrılarla mücadelesine tanık oluyor, Truva savaşında olan bitenden haberdar oluyoruz. Satır aralarında güzel mesajlar var. Çeviri muhteşem, adeta orijinal dilinden yazılmış bir roman okuyor hissine kapılıyorsunuz. On on beş kadar harf hatası var ama affedilmeyecek cinsten değil. Kitabın arkasında mitolojik kahramanlar, Titan, Olympos Tanrıları, ölümlüler ve canavarlar hakkında kısa bilgiler var. Ben bunu romanı bitirdikten sonra fark ettim ama böylesi daha iyi oldu. Kahramanlara ait bilgileri sonradan okuyunca daha anlaşılır oldu benim için. 

"Görünenlerin pürüzsüz, tanıdık yüzü altında, dünyayı ikiye ayırmak üzere bekleyen bir başka yüz var."

43 yaşındaki Amerikalı yazar Madeline Miller'in mitoloji üzerine başka bir kitabı daha varmış, "Akhilleus'un Şarkısı" Yazar, Latince ve Yunanca öğretmeni. Son on beş yılını mitolojik araştırmalara vermiş. Kitabın bir başka özelliği mitolojiye karşı soğukluğu gidermesi ve bu yönde ilgiyi arttırması. Mitolojiye merak salanlar için güzel bir başlangıç. Fantastik konulara pek yüz vermeyen bir insan olarak, beni bile cezbettiğini söyleyebilirim. Başta mitolojiye ilgisi duyanlar olmak üzere herkesin okumasını rahatlıkla tavsiye edebileceğim bir kitap Ben, Kirke.     

21 yorum:

  1. kirkeyi de akileusu da okuyup yazmıştım bloga, ikisi de keyifli roman, yazarın kendisi de çok şirin biri zaten :) manxcat ile konuşmadıysanız yarın ağaç ev sende :) hadi dön artık bloguna, part time oldun iyicene :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, sana katılıyorum. Benim için oldukça farklı bir kategori. Şimdi elime yine mitoloji konulu bir roman aldım. Tanrılarla uğraşmak güzel:))
      Mrs. Kedi ile konuştum, bu hafta o önerecek konuyu, gelecek hafta sağ olursam ben yazmayı düşünüyorum, tabii directeur général izin verirse:))

      Sil
    2. son yazımdaki kitap senlik, beyaz türkler, yakın siyasi tarih :)

      Sil
    3. kulüp dizisi kondu internete, ddizi1org adlı sitede, izliyorum :)

      Sil
    4. Alev Alatlı mı? Sanmıyorum:)) Fikirlerimiz örtüşmez hanımefendiyle, dolayısıyla tespitlerine de şüpheyle bakarım. Evet, kendisini tanırım, ona karşı önyargılıyım ama bu okumama engel değil tabii ki.

      Kulüp dizisinin ilk bölümünü Netflix'ten izledik eşimle. Bakalım devamını getirebilecek miyiz?:)

      Sil
    5. örtüşmese de ilginç yine de işte, bol tartışmalı düşünceleri var :) kulüp iki bölüm izledim, fena değil işte, bitiririm tabii :) aşk ve gurur kadar iyi olmasa da :) onu bitirmişsindir artık :)

      Sil
    6. Neyse:)) Kulüp'ün ikinci bölümünü bu gece izleyeceğim. Aşk ve Gurur'un filmi yarım kaldı onu da tamamlarım bir ara:)

      Sil
  2. Bu kitabı çok duydum, merak da ediyordum. Mitler konusunda pek bilgim yok, okuyunca anlar mıyım yeterince? Tanıtım güzel, ilgi çekici olmuş. Fırsat bulursam alıp okuyum. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizin seveceğinize inandığım bir tür. Okuması da çok kolay. Yunan mitolojisi konusunda bilgilendirici. İyi okumalar:)

      Sil
  3. Uzun zamandır, bulunduğum pek çok noktada -kitapçı rafları dahil- sıklıkla gördüğüm bir kitap ve ağırlıkla farklı yaşlarda kadınların elinde; yazınız ufuk açtı, nedensellik ilişkisini kurmamı sağladınız, teşekkürler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kadına toplumun (ve Tanrılar aleminin) bakış açısını ortaya koyması bakımından ilginç. Bu gerçeği göstermesi kadınların kitaba ilgisini arttırıyor sanırım. Ne var ki, cinsiyet eşitsizliğinin ortadan kalkmasına yönelik çözüm getiren dikkate değer bir kitap yok henüz. Çok teşekkür ederim:)

      Sil
  4. Ben de bir yazıda bu kitaba özel bir parantez açmıştım çünkü beklediğimin üzerinde çıkmıştı. Mitoloji meraklısı yeğenimden alıp okumuştum. Baya baya bir kadın kitabı. Göze sokmadan, bağırmadan anlatıyor kadınlık hallerini. Mitoloji üzerinden anlatıyor ama hepsi aslında herkesin karşılaşabileceği şeyler. Yazar "Tanrıça da olsan, ölümlü de olsan kadınlığın dertleri ve anne olmanın getirileri aynı" diyor ve beni kalbimden vuruyor:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzel özetlemişsiniz:) Peri de olsan, Tanrıça da olsan değişen bir şey yok. Aslında kadının mücadeleci gücünü ve cesaretini de gösteriyor buradaki öyküler. Nedendir bilinmez sahip oldukları bu güçlerin farkında olan kadın sayısı oldukça az. Başlarına gelecek tehlikelerden korkuyorlar. Bugün adaletin teslim edildiği savcılar gibi...

      Sil
  5. naptın blogunaaa :) dil değişmiş yorumlarda :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir şey yapmadım ya, bende bir terslik görünmüyor!

      Sil
  6. Yanıtlar
    1. Felemenkçe Kaplan Diary:)) Bakalım başkaları hangi dillerde görecek adımı:))

      Sil
  7. Mitoloji bana hep çok karışık gelmiştir nedense. O yüzden hep karıştırırım kim ne tanrısı kim kimin nesi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Karışıktır çünkü:)) Bu Tanrı takımında her birinin binlerce çocuğu var:) Fakat bu kitap bazılarını basitçe öğretiyor. Oldukça anlaşılır bir dili var, mitolojiyi sevdiriyor:)

      Sil
  8. Çok severek okuduğum kitaplardan biridir ama önce Akhilleus'un Şarkısı'nı sonra Kirke'yi okumalıydım çünkü Kirke diğerine göre daha az sürükleyiciydi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle mi? Ben Kirke'yi sürükleyici bulmuş ve dilini de çok sevmiştim. Akhillus'un Şarkısı demek ondan da güzel. Çok teşekkür ederim:)

      Sil