KATEGORİLER

27 Şubat 2022 Pazar

YILLAR - VIRGINIA WOOLF

Kitabın Adı: YILLAR

Yazar: Virginia Woolf

Çeviren: Oya DALGIÇ 

Sayfa Sayısı: 384

Yayınevi: İletişim Yayınları 

Türü: Roman

Virginia Woolf bu eserinde 1880-1930 yılları arasında Londra'da yaşayan geniş bir ailenin yaşamını konu ediyor. Virginia, romanlarını severek okuduğum bir yazar. Dört yılda yazıldığı söylenen "Yıllar" ilk kez 1937 yılında yayımlandığında İngiltere'de en çok okunan roman olmuş. Yazar, diğer kitaplarından farklı olarak gerçekçi tarzı tercih etmiş. 

On bir bölümden oluşan Yıllar, ilk bölümde 1880 yılında Pargiter ailesinin yaşantısını mercek altına alıyor. Sonraki bölümlerde, 19. yüzyıldan 20. yüzyıla geçerken ülkenin değişen sosyal ve ekonomik durumlarından bahsediyor. Bu arada yaşlılar ölüyor, aileye yeni katılanlar yaşam mücadelesi için Hindistan, Güney Afrika ve Avrupa'ya seyahat ettikten sonra memleketlerine geri dönüyorlar. 1930 yılını anlatan son bölüm "Bugün" başlığında  işleniyor. Farklı dönemlerde aile bireylerinin gündelik yaşamları, farklı kuşakların hayata bakışı canlandırılıyor.  

Yıllar, yazarın güzel tasvirleri ve anlatım gücünün dışında herhangi bir konusu ya da olay örgüsü bulunmayan bir roman. Yirmiyi aşkın karakter düzensiz olarak farklı bölümlerde ortaya çıkıyor. Yıllarca birbirini görmeyen kuzenler, yeğenler aile büyükleriyle beraber davetlerde bir araya geliyorlar. Birinci Dünya Savaşı yıllarını da içine alan dönemde Londra'da savaşın toplum üzerindeki etkisini görmek ilginç bir detay. Romanda dikkat çeken diğer bir husus karakterlerin toplumun değer yargılarına ve yaşama dair getirdiği eleştiriler. 

Zamanında en çok okunan roman olduğu söylense de ben romanı vasat bulduğumu söyleyebilirim. Bunun bir nedeni 2015 yılında aramızdan ayrılan ve çoğu kişi tarafından takdir edilen Oya Dalgıç'ın çevirisi olabilir. İngilizceye son derece hakim olduğunu düşündüğüm Dalgıç, kurduğu cümleler ve seçtiği sözcüklerle beni hayli zorladı. Bu bana çevirmenin bir yabancı dile ne kadar hakim olursa olsun, Türkçeyi de iyi kullanması gerektiğini bir kez daha göstermiş oldu.

"Tüm odayı gördü sanki. Çıplaktı ama kalabalıktı. Masa aşırı ölçüde büyüktü; sert, yeşil uzun tüylü kadife iskemleler vardı; oysa masa örtüsü kaba ve bayağıydı; ortası yamalıydı; cafcaflı kırmızı güllü porselenler ucuzdu. Gözlerine doğan ışık olağanüstü parlaktı. Dışarıdan, bahçeden çekiç sesleri geliyordu. Bahçeye baktı; çiçek yatakları olmayan, sırf toprak, eşelenmiş bir bahçeydi; sonunda da çekiç seslerinin geldiği kulübe vardı.

Her şeye rağmen Virginia'nın bu romanını okuduğum için pişman değilim. Ancak tavsiye konusunda riske sokmayacağım kendimi.          

18 yorum:

  1. Aman Tanrım! Alıntıladığınız kesit facia resmen. Dolayısıyla ne kadar haklısınız. Çevirmen kendi diline de hakim olmalı. ''Dışarıdan, bahçeden..'' derken bahçenin içeride olacak hali yok. Toparlasana cümleyi. İngilizcesinde ne varsa cümleye sokuşturmak istemiş demek ki. Sorun burada. Ama öyle merak ettim ki kitabı, en kısa zamanda okumak istiyorum. Teşekkürlerimle:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu rastgele seçtiğim bir alıntı. Özellikle seçilmiş değil, daha fazla sinir olduğum, okurken farklı sözcükler ya da cümle kuruluşlarıyla algılamaya çalıştığım yerler oldu. Büyük ihtimalle Virginia'ya yazık etmiş. Kırmızı Kedi ya da farklı bir yayınevinden okumuş olsaydım değerlendirmem farklı olabilirdi. İyi okumalar, ben teşekkür ederim:)

      Sil
    2. Teşekkürler:) İyi ki tercih hakkı var. İletişim Yayınları baskısını almam zaten. O değil de, ne oluyor bu yayınevi/çeviri/çevirmen işlerine? Bu ne denetimsizlik? Geçenlerde bir çevirmenin Dante çevirisini bir şekilde çalmışlar, çalanların adıyla çıkmış yayınevinden. Kadın haklı olarak sinirden ölüyordu ve kimsenin umrunda değildi...

      Sil
    3. Adalet, hak, saygı gibi kavramlara uzak kaldık. Böyle bir dünyada yaşamak sinir bozucu, maalesef...

      Sil
  2. Farklı kuşaklar en çok ülkemizde "farklı" bakıyor bence dünyaya :) teşekkürler tanıtım için

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle. Boomer'lara ölüm:)) Ben teşekkür ederim:)

      Sil
  3. bir sürü woolf okudum, bunu okumadım, okumam yani :) sen kitap yazılarını hep ağaç evin hemen öncesine koyuyorsun, üst üste oluyor haftalardır, neden bikaç gün sonra yazmıyon ki :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oleyy! Henüz okumadığın bir kitabı okumuşum, yaşasın:))) Sanırım bu ilk kez oluyor da, ondan sevindim:) Öyle mi denk geliyor, ona mı denk getiriyorum gerçekten bilmiyorum. Deep bana bir haller oldu. Elim tuşa gitmiyor, blogları eskisi kadar takip edemiyorum. Aslında çok istiyorum ama bir şey belime dolanmış sanki beni çekiyor! Virginia Teyzenin bu romanını geçen hafta bitirmiştim, yazımın yarısını yazmıştım hatta. Ama ancak tamamlayabildim işte. Yapmak istediğim haftada bir kitap okumak ama okuma süresi sayfa sayısına göre değişiyor. Bazen günlük yazmaya niyetleniyorum, yazmayı düşündüğüm şeyler var kafamda ama olmuyor işte. Akşamları genellikle eşimle oturup film ya da dizi izlemeye başladık. Önerdiğin dizilerden Marcella'nın ilk sezonunu bitirdik. Clint Eastwood'dan müthiş bir film izledik geçen gün, adı Sahtekar. Eşim yarısında uyudu, ilk fırsatta yeniden izleyecek. Muhtemelen izlemiş olmalısın.

      Önümüzdeki ay, 1-9 arası Ankara'da oğlumun yanında olacağız. Bilgisayar götürmeyeceğim, oğlum kendi bilgisayarını kullanmama izin verir mi bilmiyorum:) Ama bloglara bakmam açısından sıkıntılı geçebilir. Kız arkadaşı ile tanışacağız bakalım:) Ondan sonra inşallah biraz toparlarım kendimi. Ağaç Ev Sohbetleri olmasa daha kötü olurdu, iyi ki var:))

      Sil
    2. sna büyü yapmışlar, elini dolamışlar :) marcella iyiydi, sahtekar iyi evet, jolie, amerikalılar böyle filmleri iyi yapıyor :) iyi yolculuklar :)

      Sil
    3. Kesin birileri büyü yaptı Deep:) Çok teşekkürler. Ağaç Ev Sohbetleri sana emanet:))

      Sil
  4. Yazardan Kendine Ait Bir Oda kitabını okuyup aşık olmuştum. Şimdilerde Deniz Fenerini merak ediyorum. Belki de yazardan tüm kitapları okuduğumda son olarak bu kitabına da bir bakabilirim ama çok güzel bir tanıtım olmuş. Kaleminize sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Adını andığınız her iki kitabı da severek okumuştum. Bu okuduğum kitap en az sevdiğim Virginia Woolf romanı oldu. Dediğim gibi belki çeviri beni tatmin etmedi:)

      Sil
  5. Virginia Wolfseverim kendi çapımda. Bu kitabı okumadım. Çünkü artık, yabancı bir yazarı okuyacaksam tercümesi benim için çok önemli oluyor.
    Alıntıladığınız cümleler benim için de kitaptan uzaklaşma sebebi olurdu. Çok sevdiğim bir yazarın kitabı hala öylece durur okunması bitmemiş halde.
    Bu yayınlar kitapları okuyacaklar açısından çok iyi örnek teşkil ediyor. Elinize sağlık.
    Teşekkürler,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim de sevdiğim bir yazar. Çeviri nedeniyle yazara arkamı dönemem elbette:) Haklısınız, çeviri çok önemli. Hakkını vererek yapılmamış bir çeviri kitabı okurken resmen mücadele ediyorum. Konuyu anlıyorsunuz belki ama cümleleri yeniden kurarken, sözcükleri değiştirip yerli yerine oturturken büyük mücadele içinde buluyorsunuz kendinizi. O zaman da işin tadı kaçıyor, bitap düşüyorsunuz. Bazı yayınevleri özellikle çevirmen konusunda hassaslar. Buna dikkat etmek gerektiğini bir kez daha anladım. Ben teşekkür ederim:)

      Sil
  6. Kitap tanıtımlarınızı okumayı seviyorum. Tüm yönleriyle anlattığınız için kafamızda fikir oluşturabiliyor. Belki alıp okuyamayacaksam bile içeriğini öğrenmiş oluyorum. Teşekkürler. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim:) Klasik bir eleştiri-yorum ya da tanıtım olarak yazmıyorum. Daha ziyade bende bıraktığı izlenimlere yer veriyorum genellikle. Bir de zaman zaman kendim de dönüp bakıyorum, unuttuklarımı hatırlamama vesile oluyor:)

      Sil
  7. Virginia Woolf hem keyifle okuduğum hem de kişiliğine hayranlık duyduğum bir kadın. Bu kitabını henüz okumadım Goodreads listeme alayım 🙂

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim de öyle:) Farklı bir çeviriyi denemenizi öneririm.

      Sil