KATEGORİLER

28 Aralık 2020 Pazartesi

AĞAÇ EV SOHBETLERİ # 71

Ağaç Ev Sohbetleri'nin 71. Hafta konusunu belirleme onurunu bana veren sevgili DeepTone 'a teşekkür ederim. Ağaç Ev Sohbetlerinin bütün konu başlıklarının listesine buradan ulaşabilirsiniz. Bu haftanın konusu mutluluk üzerine;

Görece bir kavram olan mutluluğun TDK sözlüğündeki karşılığı, "bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan duyulan saadet" olarak açıklanmakta. Peki sizin için mutluluk nedir? Mutluluk sürekli olarak elinizde tutabileceğiniz bir şey mi?

Çağlar boyunca insanların anlamaya çalıştığı "mutluluk" kavramı üzerine herkes farklı fikirler üretebilir. Mutluluk deyince benim aklıma ilk gelen, Nazım Hikmet'in çok sevdiği eşi Vera'ya ithafen yazdığı "Saman Sarısı" şiirinde geçen "Sen mutluluğun resmini yapabilir misin, Abidin?" sorusu. Ve tabii, Abidin Dino'nun ona verdiği şiirli cevap. Üstat, özlemlerini sıraladıktan sonra şöyle bitirir sözlerini: "... İşte o zaman Nazım, yapardım mutluluğun resmini, ama buna ne tuval yeterdi ne de boya..."

Çağdaş filozoflardan Slavoj Zizek, mutluluğun kişisel görüşlere göre değiştiğini ve kapitalist değerlerin bir ürünü olduğunu savunmakta. Zizek, insanın doğasında memnuniyetsizliğin hüküm sürdüğünü, gerçekte ne istendiğinin bilinmediğini ileri sürerken, istediklerine ulaştığı takdirde mutlu olduklarını zanneden insanların aslında aradıkları şeyin başka bir şey olduğunu fark edip tatmin olamadıklarını iddia ediyor.

Hayır, felsefe yapmayacağım. Ben mutluluğun sadece kapitalist değerlerin bir ürünü olduğunu düşünmemekle birlikte, Zizek'in mutluluğu tanımlarken ortaya koyduğu diğer görüşlere yakın hissediyorum kendimi. Mutluluk sanılanın aksine ulaşıldığında biteviye sürecek bir duygu değil bana göre de. Gökyüzündeki yıldızların anlık göz kırpışı kadar kısa, en fazla birkaç dakika süren bir hazzın doruk noktası. Etkisi zaman içinde süratle azalan, ardından yine doğamızda bulunan memnuniyetsizliğe evrilen bir olgu...

Diğer taraftan bizi mutlu edebilecek şeylerin sayısının göklerdeki yıldızların sayısından fazla olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden sonsuz ve büyük mutluluklar aramak yerine ulaşması çok daha kolay, küçük ama sayıca fazla mutlulukların peşine düşmek daha mantıklı bir yol. Genel olarak mutluluk bizim elimizde ama bazen beklediğimiz, bazen de hiç beklemediğimiz bir anda kapımızın çalındığı da oluyor. 

Bazen burnumuza çarpan ılgıt ılgıt yasemin kokusu, sevdiğimiz birinin bize gülümsemesi, tiryakinin uzun bir aradan sonra sigarasından aldığı ilk nefes, bir köpeğin masum bakışı, bebeğimizin ağzından çıkan ilk heceler, dost meclisinde kadehimizden aldığımız ilk yudum, bazen son anda kapısına yapıştığımız umumi bir tuvalet! Hepsi anlık mutluluk verir biz insanlara.

Ya da milli piyangodan büyük ikramiye vurdu diyelim. Sanmayın ki aldığınız para size devamlı bir mutluluk getirecek. Parayla saadet olmaz demeyeceğim. İşiniz rast gitse, daha refah bir yaşama kavuşsanız bile yeni duruma kolay alışırsınız, mutluluğunuz alışkanlığınıza yenilir, yeni istekler, yeni heyecanlar, yeni mutluluklar ararsınız. Mutluluk annenin doğurduğu bebeği ilk gördüğü andır. O andan sonra mutluluk sevgiye dönüşür. Mutluluk işinizde terfi aldığınız, ya da arzu ettiğiniz bir işe kabul edildiğiniz andır. Daha sonra işinizden memnun olabilirsiniz ama sürekli bir mutluluk hali söz konusu olamaz. Eğer yaptığınız işten memnunsanız, o işte mutlu anlarınız daha fazla demektir.

Mutlu olmak insana anlık bazda kendini iyi hissettirir. Yazmak, okumak ya da yeni bir şeyler öğrenmek süreci, insanı mutlu etmez. Yazarken düşünür, araştırır, cümleler kurar, bir çaba içine gireriz. Bütün bunlar sadece iki mutluluk kırpıntısı için. Birincisi yazıyı bitirip son kontrolleri yaptıktan sonra, eğer iyi bir iş çıkarttığımıza inanıp yayınla düğmesine bastığımızda, ikincisi yazımıza gelen yorumları okuduğumuz anda. Okurken de öyle, okuduğumuz bir yazı bize yeni bir şey öğrettiğinde ya da yazının içinde geçen bir cümle bizi gülümsettiğinde mutlu oluruz. Yani mutluluk bana göre yüksek haz aldığımız kırpıntılar, yıldızların göz kırpmasıdır. Bu yazımı okuyan siz okurların da mutluluk yıldızları bol olsun.

84 yorum:

  1. ''Mutluluk işinizde terfi aldığınız, ya da arzu ettiğiniz bir işe kabul edildiğiniz andır.'' Benim en beğendiğim kısım burası oldu, Mutluluğun tanımı güzel bir örnekle tek cümlede açıklanmış gibi hissettirdi. ''Yıldızların göz kırpmasıdır'' da en beğendiğim benzetme oldu.
    Konu hakkında yazmak geçen haftakinden biraz daha zor sanki ama her konu üzerine konuşuyor olmanın da ayrı güzelliği...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizi mutlu edecek olan terfi ise, o zaman en kısa zamanda terfi almanızı dilerim:) Mutluluk yıldızlarınız da bol olsun. Aslında zor değil o kadar, içinizden geçeni yazmanız yeterli. Bu öykü yazmaktan çok daha kolay bence:)

      Sil
    2. Yok yok kastettiğim terfi değildi ''o an''dı. :)) Ama yine de iyi dilekleriniz için teşekkür ederim :) Katılıyorum öykü yazmak çok daha zor. Orada da kastım bana, geçen haftaki ağaç ev sohbetlerinin konusuna göre daha zor gelmiş olmasıydı:) Böylesi daha açıklayıcı oldu sanırım...

      Sil
    3. Mutlu anlarınız bol, 2021 yılınız neşe dolsun o zaman:)

      Sil
  2. Öyle haklısınız ki...İnsanlar mutluluğu ararken, daha doğrusu gerçek mutluluğun hep daha fazlası olduğunu düşünürken hayatı ıskalıyor. 2020 'nin bunu değiştireceğini düşünenler vardı ama insanlar her durumda bir adım ötesinin mutluluk vereceğine inanmayı sürdürüyor hala...
    Sağlıcakla kalın, mutluluğa dair şeyler duymaya ihtiyacım varmış benim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle:) "Mutlu olmanızı dilerim" yerine "Bol mutlu anlarınız olsun" demek daha doğru gibi geliyor bana. İsteklerimizin bitmeyeceğini ve sınırsız olduğunu düşünürsek sürekli bir mutluluk imkansız geliyor bana. Bir adım ötesi mutluluk bile olsa, bunu yakaladığımızda bir adım ilerisini düşünmeye başlar başlamaz o mutlu an çoktan unutulmuş olacak. O zaman anlık mutlulukların farkında olalım ve bunların sayılarını arttıralım:)

      Sil
  3. "Mutluluk hem çok kolay hem de çok zor elde edilebilir bir olgudur. Tıpkı tek gerçeğin, algıdaki gerçek olduğu kuramsal doğrusu gibi... Tıpkı aynı somut halin farklı algılarda farklı anlamlar bulan gerçeklikler olarak dile dökülmesi gibi... Mutluluk her günün içinde saklanmış ve gün boyu öncül ve artcılarıyla devam eden bir devrim halidir, hem de sürekli bir devrim..." diye bir paragraf yazmıştım 11 yıl önceki bir mim yazımda, eskilerin bakış açısı lezzetli diye düşündüm yazınızı okurken ve dönüp o yazıdan bir paragrafla katkı yapmak istedim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kolaylığı ya da zorluğu size kalmış. İstekler büyük olunca mutluluk zor elde edilir, küçük olunca çok daha kolay erişiriz mutluluğa. Fakat yazıda belirttiğim gibi ikisinin süresi de üç aşağı beş yukarı aynıdır. Gün içinde pek çok şeyden mutlu olabiliriz ama keyfine varmak için algımızın açık olması gerekir. Katkınız çok yerinde oldu, teşekkürler:)

      Sil
  4. Bence mutluluk iki çeşit. Biri kronik, biri akut. Kronik mutluluk genelde sabit bir eğride giden, ara sıra küçük inişler ya da çıkışlar yapan, genel bir iyilik ve memnun olma hali. Eşinizden, işinizden, evinizden, giysinizden, sürekli yeşiminiz bir şeyden vs vs genel olarak kendinizi iyi hissetmeniz gibi. Akut mutluluk ise, sizin anlattığınız üzere yaşadığımız bir iki dakikadan, bir iki güne uzayabilen aşırı memnun ve sevinçli olma hali. Süre sonunda ya kronik mutluluğa dönüyor ya da yok olup gidiyor. Yeni bir şey aldığımızda, çok özlediğimiz birini gördüğümüzde, ne zamandır yemediğimiz bir şey yediğimizde, terfi aldığımızda, sınav kazandığımızda yaşadığımız mutluluklar gibi. Sağlıkla kalın bay Kaplan, selamlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevda ablacığım, ne güzel bir yorumdu bu boyle👍🏻 sizin yorumları ozellikle okuyorum her denk geldigimde😀

      Sil
    2. Ah canım, çok teşekkür ederim, bilmukabele ☺️

      Sil
    3. Tıbbi terimlerle mutluluğa farklı bir bakış açısı getirmişsiniz:) Sizi gayet iyi anladığımı düşünüyorum. Ancak kronik mutluluk konusunda çok emin değilim. İsterseniz biraz somutlaştıralım. Mutlu bir aile düşünelim. Eşler birbirini seviyor, çocuklar onların ortak sevinci vs. Ben bu sıcak ortamda akut tabir ettiğiniz olayların kesintisiz bir şekilde olması durumunda kronik hale dönüşeceğini düşünüyorum. Takdir edersiniz ki, günlük hayat bize her zaman böyle bir imkan sunmuyor. En güzel bir anınızda elektrik kesilebilir, çocuğunuz sevdiğiniz bir bibloyu kırabilir, eşiniz telefon edip gecikeceğini söyleyebilir, sağlıkla ilgili bir sorun yaşayabilirsiniz, söylediğiniz eşiniz tarafından yanlış anlaşılabilir, ihtiyaçlarınızda farklı öncelikleriniz olabilir... Uzar gider, bu liste. Hatta dışarıdan baktığınızda, aman ne mutlu bir çift, ne güzel anlaşıyorlar da diyebilirler. Ama beynimizin içinde binlerce tilki dolaşıyor. İşte bu curcuna içinde toplayacağımız akut mutluluk anlarına paha biçilmez. Nedir bunlar, sayılamayacak kadar çok, sevdiğinize söyleyeceğiniz tatlı bir söz, saçını okşamanız, eşinizin önüne güzel bir yemek koymanız, belki bir mum ışığı, hoş bir müzik...

      Sevgili Sevda Hanım, elbette mutluluk deyince herkes farklı bir tanım getirebilir. Bunların hepsi de doğru olabilir. Benim Ağaç Ev Sohbetlerinde konuyu seçerken dikkat ettiğim kriter konunun tartışılabilir olması zaten. Bu yüzden yorumlar bazen yazıdan daha fazla keyif veriyor bana. Beni tanıyan bilir, pek gri rengim yoktur. Yani bir şey ya doğru ya da yanlıştır. Mutluluğu tanımlarken bu özelliğim yine baskın sanırım. Bir örnek daha vereyim, net anlaşılsın. Evimde mutlu olmam için her şey mevcut diyelim. Fakat benim aklımda yarın vadesi gelen bir borcumu nasıl ödeyeceğim hesabını yapıyorsam, mutluyum diyemem. Fakat bir anlığına ruhumu okşayan bir müzik, aklımda ne varsa alıp götürüyor ve ben sadece büyük bir haz içinde konsantre oluyorsam işte o an mutluyum demektir.

      Diğer taraftan kronik mutluluk olarak tarif ettiğiniz sinüzoidal bir şekilde azalıp çoğalan olumlu duygular benim için sadece pik noktalarında yani akut hale geldiğinde mutluluktan söz edebilirim. Umarım kendimi anlatmayı başarmışımdır:) Sevgi ve saygılarımla:)

      Sil
    4. Sizi kesin olarak anlıyorum bay Kaplan, dediğiniz gibi gri bölgeleriniz yok. Siz konulara daha matematik yaklaşıyorsunuz, ben biraz daha romantik yaklaşıyorum. Aynı zamanda optimist bir tip olduğum için, genel olarak olaylardan iyi şeyler çıkarmaya çalışırım. Tabii, kadın ve erkek bireylerin olaylara bakışı da farklı oluyor, onu da hesaba katmak lazım. Ancak, akut mutluluklar konusunda hemfikiriz işte 😀. Bir konuda daha size katılıyorum, ben de yazıların en çok yorum kısmını seviyorum. İnsan hiç düşünmediği açılardan bakmayı öğreniyor konulara. Sağlıkla..

      Sil
    5. Muhtemelen:)) Optimistlik bende de fazlasıyla var ama:) Her birimiz farklı özelliklere sahip olduğu için yaşam karşısında sonsuz sayıda anlam ve reaksiyon doğuruyor. Bireyler arasında bu anlam ve reaksiyonlar bazen örtüşürken bazen de farklılaşıyor. Bu tür davranışların insanın doğasında bulunduğunu kabul etmek birbirimizi anlayabilmek ve gerekli toleransı göstermek bakımından önemli bir adım. 2021 yılı size sonsuz akut mutluluklar getirsin:)

      Sil
  5. Dileğiniz için teşekkürler.
    Mutluluk yazmak için güzel bir konu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne demek, ben teşekkür ederim. Güzel ve oldukça kapsamlı bir konu, evet:)

      Sil
  6. Küçük küçük ama on yüz bin milyon mutluluk :) mantıklı olan sahiden ama hisler ve mantık denklemi çok bilinmeyenli denklemlerden :)

    İç huzuru sağlamak ve insanın kendisiyle barışık olması lazım mutlu olmak için. Her gün büyüyen küçük bir tomurcuk ya da yüze vuran küçük bir yağmur damlası dahi mutlu eder insanı o vakit .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen:) On yüz milyon mutluluk:)) Aslında ben denklemi kendi adıma epey sadeleştirdiğimi düşünüyorum. Kafada sadece hazzın zirve yaptığı bir haber, davranış, olay vs. ile karşılaştığınızda mutluluk sizi buluyor. Diğer zamanlar monoton ya da kafanızda en az bir endişenizin olduğu anlar. Birinciye X, ikinci duruma Y dersek, Mutluluk bir formülü şöyle Eğer X>Y ise mutlusunuz, eğer X<Y ise mutsuzsunuz:)

      İç huzurumuzu sağlanmayı, kendimizle barışık olmayı her an mümkün kılamıyoruz. Ancak bahsettiğiniz gibi küçük bir tomurcuk ya da yüze vuran yağmur damlası insanı anlık mutlu edebiliyor. O vakit bu küçücük anların sayısını arttırıp bunun keyfine varalım:)

      Sil
  7. Bu güzel konuyu kaçırmak istemedim bende yazdım. Çok güzel bir konu seçmişsiniz tebrik ediyorum. Kaleminize sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim:) Elbette yazınızı okuyup fikrimi söyleyeceğim. Sağ olun:)

      Sil
    2. Ben de yazacağım bugun, umarım. Ayni şekilde kaçırmak istemiyorum...

      Sil
    3. Yazılarınızı bekliyorum, oleyy:))

      Sil
  8. Tek bir yanıtı olmayan bir konu seçmişsiniz bu hafta...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Konu hakkında farklı görüşlerin olması beklediğim bir şey. Konuya ilişkin yanıtlarınızı okumak için sabırsızlanıyorum, teşekkürler:)

      Sil
  9. Mutluluk bence içsel dengede saklı, eğer iç dünyamda huzurlu isem mutluluğa ulaşabilmem kolay oluyor, ama eğer huzursuz, dargın ya da umutsuz isem mutluluğa da bir o kadar uzak oluyorum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mutlu olabilmek için kafanızda olumsuz en küçük bir nokta kalmamalı bence de. Örneğin sevdiğiniz bir çiçeği koklarken sadece o güzel kokudan aldığınız hazzı duyacaksınız. Bence mutlu olmak için hoşunuza giden bir şeye tam manasıyla konsantre olmanız şart:)

      Sil
  10. Sevda ablacığım, ne güzel bir yorumdu bu boyle👍🏻 sizin yorumları ozellikle okuyorum her denk geldigimde😀 sevgili kaplan, yazınızı icim sıcacık olarak okudum. Bugun değil ama belki yarin yazma fırsatım olursa katılacağım. Mutluluk. Ne güzel bir kelime değil mi, yazması bile zevkli cunku.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Yazınızı ve konu hakkındaki düşüncelerinizi merakla bekliyorum. Siz şu son cümleyi yazarken kesinlikle mutluydunuz. Çünkü satırlarınızdan gelen ışık parıltıları bana kadar ulaştı:)

      Sil
  11. Sezen Aksu' nun dediği gibi: Yaşamak dediğin 3-5 kısa mutlu andan ibaret:) Dediğiniz gibi büyük mutlulukları kovalarken bize iyi gelecek küçük mutlulukları görmezden geliyoruz. Böylece hüzne daha yatkın insan bünyesi genelde mutsuz kalıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısınız. Aslında yaşamımız sonsuz sayıda kısacık mutlu anla tefriş edilmiş. Bizler maalesef onları görmezden gelip hep daha büyüğünü istemişiz, erişemeyince de mutsuzluk ve hüzün...

      Sil
  12. Her cümlenize katılıyorum. Okurken bol bol gülümsedim. Mutluluk yıldızlarımın bir kısmı da buradaymış. :D Teşekkürler bu güzel yazı için.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler:) Bakın cümlelerinizle beni mutlu ettiniz. Yani bu kadar basit mutluluğu yakalamak. Nerede arıyoruz ki mutluluğu? Sağ olun, var olun:)

      Sil
  13. Mutluluk bazen boğazıma takılan bir yumru...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yapmayın sevgili Mrs. Kedi. Onun mutlulukla ilgisi yok, olmamalı. Mutluluk denilen şey boğazınızdan lıkır lıkır geçer ve büyük haz alırsınız. Sanırım siz mutlulukla mutsuzluğu karıştırmış olmalısınız:)

      Sil
    2. Hayır karıştırmadım Mr. Kaplan. Aksine eminim. Sonsuz mutluluk yok, sadece mutluluk dolu ama sonu olan bazı anlar var. O anları yakalayıp tadını çıkarmak lazım. Bir süredir öyle yapıyorum. Bir de yakalayamadığım, asla da yakalayamayacağım mutluluk dolu anlar var. İşte onlar boğazıma takılan yumrular! Bazı günler zor Mr. Kaplan. Ama yarın elbet yine mutluluk dolu anlara kapılıp iyi hissedeceğim :) Bugünü ve bu geceyi es geçmekte fayda var.

      Sil
    3. Sonsuz mutluluk diye bir şey yok. Ben de aynı şeyi söylüyorum zaten:) Evet, mutlu anlar var, hem de sonsuz sayıda. Yakalamadığımız ve asla yakalayamayacağımız (ne kadar uzun bir kelime:) mutluluk dolu anlarımız da var hepimizin, ki bu da gayet doğal. Mesela pirzola yemekten mutlu olan pek çok insan var ama yıllarca bu mutluluğa erişemeyen milyonlarca insan olduğunu unutmayalım. Ancak, biliyorum ki onların pek çoğu pirzola yiyen azınlıktan çok daha fazla mutlu anlar yaşamakta. Hayatı zorlamamak, elimize geçen fırsatlardan mutluluk anlarını yakalamak gerektiğini düşünüyorum Mrs. Kedi. Her anımızın güllük gülistanlık olmadığını da biliyorum. Belki bunun doğal bir durum olduğunu kabul ederek yumrularımızdan kurtulmayı dener ve kendimize çıkar bir yol bulabiliriz. Elbette hiç kimse başkasının içinde kopan fırtınaları bilemez ama en azından dediğiniz gibi bazen işi zamana bırakmak da bir çözüm:)

      Sil
  14. tdk da tanımlayan kişi mükemmeliyetçi biriymiş demek ki, ona göre mutlu olan kimse yoktur herhalde.küçük güzelliklerin farkına varırsak daha mutlu oluruz bence de :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mükemmeli yakalamaya çalışmak bile insanı mutsuz eder aslında. Çünkü mükemmel diye bir şey yok. Biz mükemmele ulaşalım diye tüketiriz ömrümüzü ama mutluluk bizden kaçar o zaman. Evet, küçük, küçücük, erişmesi son derece kolay güzellikler...:)

      Sil
  15. Covid kilitlenmeleri insanların mutluluğunu bitirdi gibi sanki,geçim sıkıntısı had safhada..Ama sizin önerileriniz çok iyimiş..2021 yılınız hayırlı uğurlu olsun.. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pandeminin insanı mutlu eden pek çok şeyi engellediği aşikar. Ortalama bir insan normal şartlarda yaşamının yarısını ev dışında geçirirken hapis hayatı yaşıyoruz. İnsanlar sağlıklarını, işlerini kaybettiler. Elbette hala kendimizi mutlu edecek çok şey var ama yine de mutluluk endeksimizin olumsuz etkilendiği bir gerçek. Sizin de 2021 yılında mutlu anlarınız bol olsun:)

      Sil
  16. Emeğinize, yüreğinize sağlık. Düşündürücü, doyurucu bir MUTLULUK sohbeti olmuş. Bazı noktalarda küçük katkılarda bulunmak isterim: TDK nun tanımına katılamadım. "Bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan duyulan saadet" Eksiksiz mutluluğu özlemek açgözlülük olmaz mı? Süreklilik neden? Kesintiye uğramış ama sonra devam eden bir olaydaki başlangıç mutluluğu yok mu sayılmalıdır?
    Kişisel mutlulukları bazen ben bencillik sayıyorum. Yakınlarımın, sevdiklerimin mutsuzluğu, benim mutluluğuma gölge düşürüyor. Hastane odalarındaki mutluluklar çok ilginç gelir bana. Hiç konuşamayan bir çocuğun ilk kelimesi, gözü açılan bir insanın mutluluğu...
    İnsan küçük mutluluklarla mutlu olmasını öğrenememişse hayat boyu yüksek beklentilerle çok mutsuz olabiliyor.
    Sağlıklı, huzurlu, mutlu ve aydınlık günlerle dolu bir yıl diliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim:) Evet, aynı aşk gibi mutluluğun tarifi de herkes tarafından zamana, ekonomik duruma, tahsil derecesine, içinde bulunduğumuz ruh haline ve daha birçok duruma göre farklı yapılabiliyor. TDK'nın tanımı bana da son derece aykırı geldi. Bütün özlemler ne demek ya?:) Ya sürekli olarak ulaşılmak neyin nesi? Baklava severim, şöyle tereyağlı çıtır çıtır, şerbeti kıvamında, bol antep fıstıklı baklavayı ilk ısırdığımda gözlerimi kapayıp, mmm derken eriştiğim maksimum hazdır mutluluk. Ondan sonraki lokmaları da zevkle yerim ama o ilk ısırığın dozunda değildir. Sigara içenler ilk nefesten büyük zevk alınır, ondan sonraki nefesler alışkanlık ya da bağımlılıktan başka bir şey değildir. Her gün baklava yesen bıkarsın boş bir söz değil. Bu yüzden mutluluğa "sürekli" sözlüğü pek uygun düşmüyor.

      Ben önce mutluluğun kişisel bir duygu olduğunu düşünmüştüm. Fakat sonradan düşündüm ki müşterek mutluluklar da olabilir tabii. Mesela uzun zamandır bebek bekleyen, birbirini seven çiftin doktordan alacağı müjdeli bir haber eşlerin her ikisi için büyük bir mutluluk anıdır.
      Bakın size küçük bir örnek, balkona çıktım, önümüzdeki çocuk parkında oynayan küçük bir çocuğun kendi halinde oyun oynamasını izledim. Onun o acemi hareketleri beni mutlu etti, kendi kendime gülümsedim. Sonra yanındaki annesine baktım, o çocuğuna benim baktığım gözle bakmıyordu. Elinde bir cep telefonu, kim bilir hangi dünyanın içine girmişti. Ve onun bu hali beni mutsuz etti. Demek istediğim, mutluluk anları cımbızla çekilecek anlardır. Geri kalan, monoton ve mutsuz anlarımızdan oluşur. Hastane örneğinde de öyle. Hastane beni de genelde mutsuz eder, sağlığını kaybedenlerin ve yakınlarının yeridir hastane. Ancak orada bile güzel bir haber alan hastanın gözlerine yansıyan ışık, ya da canını dişine takmış bir sağlık personelinin çabaları mutluluk kaynağım olabilir. Elbette orada mutsuz anlarımız çok daha fazla. Normal insan başkası acı çekerken mutsuzdur. Fakat bütün bu kaos ortamında yine de bizi mutlu edebilecek kırpıntılar yaşamanın bencillik olduğunu sanmıyorum. Neticede hem kendimizi hem de diğer insanları mutlu edecek sihirli bir güce sahip değiliz. Yaşamın değiştiremediğimiz bazı kuralları var. Siz de örneklemelerinizle ilginç bulduğunuz mutluluk anlarından bahsetmişsiniz. Sanırım o anlar sizi de mutlu eder:)
      Mutluluğu küçük ya da büyük diye sınıflandırmak onu sanki bir ölçme birimi varmışçasına değerlendirmek zor sanırım. Atıyorum beni tavernada güzel bir balık mutlu ederken köydeki Mustafa Efendi'yi yer sofrasında bir tarhana çorbası çok daha fazla mutlu edebilir. Bu yüzden mutluluğun ölçülebilir bir duygu olduğunu düşünmüyorum. Sanırım kişiye göre değişen bir durum. Mesela o balığı kayınvalidemin önüne koysanız hiç de mutlu olmaz. Çeşmeli olmasına rağmen balık sevmeyen nadir kişilerden biri çünkü:))
      Ben de size mutluluklarla dolu, sağlıklı ve huzurlu güzel bir yıl diliyorum. Teşekkürler:)

      Sil
  17. Bay kaplan,son yayinimdaki yorumunuzu cok özenli yanıtladım. Bakmanızı rica ederim😅

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merak etmeyin biraz gecikerek de olsa bütün yazılara ve yorumlara tekrar tekrar bakıyorum. Fakat gözümden kaçmaması için hatırlatmanız büyük bir nezaket, hemen bakıyorum, teşekkürler:)

      Sil
  18. iki mim vardı o yüzden mecbur bugüne kaldı, yazdım zaten ağaç evi şimdi :)

    YanıtlaSil
  19. Oturdum uzun uzun mutluluğu düşündüm ve farkettim ki mutluluğu enine boyuna düşünmek bile beni mutlu etti! Konunun güzelliği için teşekkür ederimm🌸

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mutluluk bulaşıcı bir şey:) Ben de güzel yorumunuzu okuduğumda mutlu oldum, teşekkürler:)

      Sil
  20. anlamadım ben senin dediğini. bak ben diyorum ki, insan yaşamında her zaman mutludur. düzenli olarak mutludur. yani, belirli bir düzeydedir bu, günlük rutinde zaten mutludur. sıradan yaşamında mutludur, keyiflidir, huzurludur. belki yaşama sevincinden gelir bu. bu mutluluk durumu bazen büyük olaylarla çok yükselir. hayalindeki evi almak, istediğin ülkeyi görmek gibi. bu gerçekleşince aşırı mutlu olur, başı döner keyiften. bitince gündelik mutluluğuna döner. mutsuz olmaz. bazen de sevdiği birini kaybeder, kendisi ağır hasta olur. bu süreçte üzülür, acı çeker, geçici olduğunu da bilir, bu süreci atlatır ve yine mutlu günlerine döner. mutluluk bir pik nokta değildir, bitmez hiç, yani hayat mutluluklar arasındaki duraklar değildir. şimdi mutlu oldum, bir dahaki iyi bişeye dek mutlu olmuycam, bu nedir yaa :) mutluluk nasıl desem, sakin akan bir irmak gibidir, doğum ile ölüm arasında süregider. mutluluk, yaşadığımız olaylara bağlı değildir. o zaman mutlu olmak için hep bir şeyler yapmak gerekir. ama hiç bir şey yapmadan da mutludur insan zaten. mutlu olmak için hep bir şeyler gerçekleştirmek gerekmez yani. o zaman mutlu olmak için hep bir şeyler yapmak, hep bir şeyler başarmak gerekir ki bu mutsuzluktur. mutlu olmak için bir şeyler yapmak, başarmak, ulaşmak isteyen insan mutlu olamaz. mutluluk yaşamın kendisidir. mutluluk insanın içinde vardır. dış dünyayla hiçbir bağlantısı yoktur. mutluluğu kendi içi dışındaki nedenlere bağlayanlar, tabiside mutlu olamaz, belki arada bir kısa mutluluklar yaşayabilir. mutluluk, o planların dışında kalan sıradan günlerdedir. mutluluk ulaşılan bir sonuç değildir, sürecin kendisidir :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Off deep, ben seni gayet iyi anlıyorum. Sen de beni biraz anlasan mutlu olacağım:)
      Fakat şu kesin ki mutluluğu ya farklı anlıyoruz, ya da farklı yorumluyoruz. Bu zaten bir tartışma platformu, farklı fikirlerimizin olması güzel bir şey. Bazen hemfikir oluruz, bazen de ayrı düşeriz. Bu durum sağlıklı bir şey. Farklı düşündüklerimiz bize yeni şeyler öğretir. Senin fikirlerine körü körüne itiraz etmiyorum, illa ki beni bir şekilde etkiliyorlardır.

      * Taban taban zıt düşündüğümüz konu insan yaşamında her zaman mutlu olduğu düşüncesi. Mutlu olmamam mutsuz olduğum anlamına gelmez. Maddenin olduğu gibi hayatın da üç hali var:) Gaz hali mutlu olduğun, sıvı hali ne olduğunu anlamadığın rutin geçen zaman dilimi ve katı hali mutsuz olduğun zamanlar. Sen sıvı halini de gaz haline katıyor gibisin. Benim mutlu eden durumlar kişisel ve toplumsal algılarım. Bak bugün bir kadın cinayeti daha işlenmiş, ülkenin durumunu, pandemi nedeniyle işsiz kalan insanları düşünüyorum. Ama az önce eşimin gülümseyerek uzattığı kahve bütün bu olumsuz durumları kısa bir süre unutturdu mutlu oldum. Yani anlayacağın, sıradan yaşam mutlu etmez insanı, mutlu anları cımbızla toplamamız gerekir, evet bu bizim elimizde ve sonsuz sayıda. Gaz olup uçmalıyız gökyüzüne:)

      ** Katı ve gaz haller yani elem ve mutluluklar sıvı halimizin yani süregelen rutin hayatımızın içinde mutlak surette karşılaşacağımız duraklardır. Katı olan elem, üzüntü, acı ve keder çoğu zaman elimizde olmayan şeyler iken, gaz, yani mutluluk hem kendimizin yarattığı (farkında olmak) hem de çevrenin bize hediye ettiği güzel şeylerdir. Hayat mutluluklar arasında duraklar değildir ama MUTLULUK HAYATIN İÇİNDEKİ DURAKLARDIR.

      *** Mutluluk her zaman planlanabilen bir duygu değildir. Fakat mutlu anları artırmak, güzel şeylere konsantre olmak, mutlu ederek mutlu olmak insanın elindedir her zaman. Canın çilekli dondurma mı çekti? Bu seni mutlu mu edecek? Ne duruyorsun hadi git al, mutlu ol. Kim engel olabilir sana? Ama benim şekerim var, ben mutlu olacağımı bilsem de ona erişemem. Gideyim biraz köpeğimi seveyim. Ya da bir bakayım, belki deep yazıma yorum yapmış, bir espri patlatmıştır. Markete gitmem lazım, kendimi bitkin hissediyorum. Yolda gördüğüm çiçek ne hoş, koparıp eşime mi götürsem? Hayat devam ediyor bir sürü an, katılar, sıvılar ve de gazlar...

      **** Sen benim içimde değilsin deep. Benim için çevresin, dış nedensin. Senin yazılarını okuyunca mutlu oluyorum:) Elbette kısa olacak. Çünkü mutluluk hem nicelik bakımından hem de nitelik bakımından sonsuz ve sınırsızdır. Sıradanlığın mutlu olduğunu iddia eden bir insan için hayatın en az yüzde doksanını kapsadığını düşünüyorum. Bu kadarı bile harika bir şey yeter ki geri kalanına mutluluk anları dolsun:)

      Ne güzel, kurtlarımı döktüm, mutlu oldum:))

      Sil
    2. :) sıradan yaşamın kendisi mutluluk diyom ben işte, kesintisiz mutluluk. mutluluk hayatin içindeki duraklar, kesinlikle değil diyorum :) o durak dışındaki yolculuk diyorum zaten ben de :) eh neyse karışık yazmışsın zaten. yani kısaca mutluluk ruhla ilgili, dışardan gelmez diyorum. dondurma olsa da olmasa da, çiçek olsa da olmasa da, hiçbir şey olmasa da mutluyuz diyorum yani. mutluluk gaz ise yandık yanii, uçucu bişi :) evey sanırım bu bakış açısı ile ilgili, ben soyut ruhsal mistik bakıyorum, sen daha gerçekçi, dünyevi, somut bakıyon gibi diyebilirim. bak tek bir örnek vereyim, benim için bir film izlesene bi ara :) kim ki duk, dört mevsim. öyle gibi bakıyom dünyaya yani. mutlu ve başarılı olduğumuzu düşündüğümüz o anlardan hemen kurtulmalı. hiçbişeye ihtiyacımız olmaması için hepsinden kurtulmalı filan. yine de şöyle böyle neyse yanii hayat güzel :) kısa kısa anları yapıştırıp bir bütün mutluluk yapalım barik. kurtlar eveet, böyle bir uzun yanıt verceğini tahmin ediyodum. senin kurtlar bitmez hiç hihihi :) maşallah duracell gibisin kikiki :) bak büssürü insan yazdı ağaç ev şeysini bu aradaa :) hadii anlık mutluluk almayaaa :)

      Sil
    3. Yine güldürüp mutlu ettin beni:))) Neyse birbirimizi olabildiğince anladık sanırım.
      Deep: Gaz+Sıvı = Mutluluk Mr.Kaplan: Gaz = Mutluluk Katılar out:)
      Şimdi senin link listene bakıp sırasıyla okuyacağım, umarım sohbete katılanların adreslerini yazmışsındır. Mutluluk almaya gidiyorum, evet:))

      Sil
  21. Güzel bir konu önermişsiniz Mr. Kaplan; Mutluluk; üzerine her zaman yazılıp çizilen, her zamanda ve her çağda da konuşulmaya, yazılıp çizilmeye devam edecek olan bir kavram.

    Önerdiğiniz konuyu sizin haricinizde pek çok blog sayfasından okudum. Size gelmek ancak kısmet oldu. Fark ediyorum ki mutluluk biraz görece bir kavram. Herkes kendine göre anlamlandırıp öyle yaşıyor ve yorumluyor. Sizin anlatımlarınıza hak verdiğim gibi hemen üzerimdeki Deep'in yorumuna da hak veriyorum. Küçük şeylerden haz almayı başarabilmek ve mutluluğu bir nedene ve sonuca bağlamadan, sürece yayarak yaşamak daha iyi olabilir gibi geliyor bana, en azından benim yapmaya çalıştığım şey bu. Velhasıl bu konuda herkes kendi koşullarına, çevresine, imkanlarına, ruh haline vb. durumlara göre kendi sentezini oluşturuyor sanırım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim Yıldız Hanım:) Haklısınız, nice filozoflar, şairler, bilim adamları bu sihirli sözcük üzerine türlü anlamlar yüklemişler. Biz de kendi çapımızda duygularımızı seslendiriyoruz:)

      Ben pek azını okudum henüz, deep biraz geç kaldı bu hafta onun listesinden bütün yazıları okuyup yorum yapacağım. Mutluluk göreceli bir sözcük, neyse ki bu konuda sanırım herkes hemfikir:) Deep ile genel olarak fikirlerimiz örtüşmez (çünkü o hayalci, ben realistim) ama bu haftaki konuda bayağı ters düştük sanırım:))
      Küçük şeylerden haz almak benim de şiddetle önerdiğim mutluluğa ulaşan en kolay yol. Mutluluk bir olaydır, bir haldir, bir görüntü, bir tat, bir kokudur yeri geldiğinde. Yeter ki farkına varalım. Yasemin kokusu mutlu eder beni. Fakat mutlu olmak için yasemin aramam:) Yol üzerinde bir bahçeden sarkan yasemin çiçekleri bana beklemediğim bir anda ayağıma getirir mutluluğu. Kesinlikle, mutluluğun resmini her birey kendi çizer gönlünde. Abidin Dino'nun dediği gibi yeter ki yeterince fırça ve boyamız olsun:)

      Sil
  22. mutluluk kavramının hissinin artık neyse işte herkesin kavradığı biçimin farklı olduğunu düşündüm yorumları da hızlıca okurken :D deepsiye yakın düşüncedeyim ben de. onun bahsettiği o günlük sakin halimizdeki mutluluk belki daha çok huzurla ifade edilebilir böyle daha anlaşılır olur tabi. fakat bazıları için mutluluk sadece çok coşkulu bir an olabilir ama bence bu iyi bir yaklaşım değil o zaman sadece o kısa anları arayarak yaşar ve sürekli mutsuz hissederiz. mutsuz olduğum büyük karanlık anlar dışında genel olarak huzur hissediyorum ve mutlu da hissediyorum ben. bir ülkeyi gezmek veya çok istediğin bir şeye kavuşmak vb ise mutluluğun en coşkulu hali olabilir hatta bazen onlar sadece tatmin duygusu olabilir ve bunu mutluluk sanabiliriz. ama sürekli bunları elde edemeyince mutsuz olacak da değiliz o zaman hayat çekilmez olurdu :) insanın kendini nasıl huzurlu hissettiği nelerden mutlu olduğu ve hayalinde neler olduğu standart olmadığı için bu sorunun cevabı da standart olamaz genelleme yapamayız. fakat şunu söyleyebilirim ki o da yine öznel bir görüş olur tabi, sadece büyük hayallere kavuşunca mutlu olacağımız sanrısına kapılırsak ziyan olmuş bir ömre sahip oluruz. sadece çevresel nedenlerle mutlu olamayız kendi içimizde mutluluk olmalı. aksi durumda yani içsel mutluluğumuz yoksa çevreden ne edinirsek edinelim bu bir duygu bile olsa asla yetmez asla doymayız hep daha büyük bir mutluluk peşinde koşarız bence yani :) sohbete böyle yorumları da okuyarak ortasından daldım ama olsun :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. One minute:))) Aman yanlış anlaşılmasın, mutluluk anlık hazların doruk noktası dedim, doğru. Ama bu anın tezahürü farklı şekillerde olabilir. Aşırı coşkulu bir an mutluluğun ifadesi olabilir fakat gözlerden yayılan bir ışıltı, hafiften bir gülümseme ya da huzur içinde dalıp ufka doğru bir bakış da mutluluğun bir yansıması olabilir pekala:) Yani mutlu olmak için illa coşup naralar atmak gerekmez:) Bazen sessizlik bile huzur verir, mutlu eder insanı, yani büyük bir çaba içine girmeye gerek yok.
      Akşam canım mantarlı, kremalı makarna yemek istedi. Keyifle hazırlarken çok mutlu oldum. Nefis görünüyordu, yerken de mutlu oldum. Yanına soğuk bir bira açıp taçlandırmak istedim bu mutluluğumu. Sonra yok, dedim bu akşam bana fazla gelir, rahatsız eder. Sonra kendimi tutamadım, bir tabak yetmedi, ikinci tabağı doldurdum. Şimdi karnımda bir rahatsızlık verici bir şişkinlik. Ve pişmanlık, neden ikinci tabağı yedim diye. Pişmanlık, mutsuzluktur. Aynı şey aşırıya kaçınca mutluluk mutsuzluğa dönüşebiliyor işte:)
      Teşekkürler:)

      Sil
    2. gözlerden yayılan bir ışıltı bir manzaraya dalıp giderken yaşanılan o birkaç dakika veya bir gülümseme mutluluğu yansıtan dış kaynaklar tamam ama işte onlar dışarıdaki birer ayna gibi :) yani bunlar olmasa da mutlu hissetmemizi engelleyen bir durum yoksa mutlu değilim demeyiz. insan kendi içinde de mutluluk denen o hissi taşıyor olmalı, genel bir iyi durum hali denilen huzurlu günlük hal dediğimiz şeye de ben mutluluk diyorum yani. içimizdeki o huzur mutluluk olmasa zaten bu bahsettiğin dış dünyadan kaynaklanan o mutluluk verici noktaları asla göremeyiz. bizim içimizdeki neyse dışarıda gördüğümüz de bu olur gibi geliyor bana. mutsuz bir insana en güzel manzarayı versen de orada sadece taşlar ve ağaçlardan oluşan bir yığın görür. bir ağaç benim için mutluluk olsa da bunun kaynağı benim içimdedir. ama başkası o ağacın farkına bile varmayacak belki de hiç. yani aslında dışarıdaki mutluluk kaynakları denilen şeyler asıl mutluluk kaynağı değil, onlara içimizde var olan duyguyu yüklememizden kaynaklı bir anlam taşınması oluşuyor bence. onlar birer ayna yani ama aynalara ihtiyacımız yok aslında :) makarna yemeğini hazırlarken mutlu ve keyifliydin ve yerken de mutlu hissettin ama o sadece makarna :) yani aslında içindeki mutlu huzurlu enerjiyi ona aktarmış oldun ve o da bir ayna oldu sana, bu enerjiyi onda görebilmen ve keyif alman için mutluluğun farkında olman için araç oldu, ama içinde o mutlu huzurlu enerji olmasa sadece bir yemek yapmış ve karnını doyurmuş olurdun :) ya aslında mutluluk kavramını herkesin algılama biçimi ve mutluluğu nasıl hissettiği değiştiği için burada herkesin dediği kendince doğru :)

      Sil
    3. Sondan başlayayım, elbette herkesin dediği, mutluluğu nasıl algıladığı kendince doğru. İspatlamak istediğimiz bir husus yok elbette:) Mutlu olmamızı engelleyen bir durum yoksa mutlu değilim diyebiliriz bence:) Ama mutsuz değilim diyebiliriz. Çünkü öyle anlarımız çoğunlukta ve ben bu anları rutin yaşam parçaları olarak değerlendiriyorum. Mutluluk hem içimizde hem dışımızdan gelen etkenlere endeksli olduğunu düşünüyorum. Bir dostunuz, ya da sevgiliniz sizi seviyorum dediğinde o an mutlu olursunuz. Bu sizin dışınızdan gelen bir etkidir. Ancak güzel bir kuş gördünüz ve bu sizde güzel duygular uyandırdı diyelim. Bu sizin içinizden gelmiştir, çünkü o kuşu siz görmüş ve mutlu olmak için fırsat yaratmışsınızdır. Nitekim sizin gördüğünüz kuşu pek çok kişi görmeden yanından geçebilir. Bu bakımdan farkındalık mutlu olmamızı arttırır. Teşekkürler:)

      Sil
  23. Mr. Kaplan tekrar gelip yazınızı tane tane okudum ve her kelimesine katılıyorum :) Ben de yazacağım
    bu gece. Müsaadenizle sizden de alıntı yapacağım epeyce :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok mutlu oldum:) Yazınızı bekliyorum heyecanla:)

      Sil
  24. Teşekkürler :) Hem bu güzel konuyu önerdiğiniz için, hem de iyi dileğiniz için. Yazdıklarınıza katılıyorum. Ayrıca alışkanlık konusuna değinmeniz de hoş olmuş. Çünkü mutluluk arayışında genelde kaçırılan bir nokta bu alışkanlık mevzusu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim:) Mutluluk anlarımız bol olsun o zaman:)

      Sil
  25. ya manxcat in mutluluk yorumuna da yorum yaptım da orda da cevap versene yorumuma, yani ben mutluluğu böyle kısa anlarda yaşayanlar için çok üzüldüm dee, yazık yaa o zaman bir dolu insana bu dünyada yaşayan :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deep bence senin için "kötü olmamak" eşittir "mutluluk". Her an her saniye mutlu olamaz insan. İyi olur, iyi hisseder, normal olur, sorunsuz olur ama her saniye mutlu olamaz. Mutluluk, Mr. Kaplan'ın dediği gibi bir doruk noktasıdır. Hep orda duramazsın. Sen ne dersen de ben kimsenin 7/24 mutlu olduğunu sanmıyorum. En mutlu olduğum zamanlar aşık olduğum zamanlardı. O bile bitti :))) Yani mutluluk gelip geçici ama geçti diye üzülmemek lazım. Nasılsa başka bir mutluluk dalgası gelip havalandırır yine bizi :)

      Sil
    2. doruk noktası diye bişi mümkün değil yaa o ne öyle, iyi hissederken bir güm zirveye çıkıyon sonra yine iniyon, mutluluk diye bir zirve bir pik filan yok, ayol bu da nerden çıktııı :) ah aşık olmak ve mutluluk, kaplan da aynı düşünüyor, aşk da bir zirve hali gibi, mutluluk da bir zirve hali gibi. bunlar nerden çıkıyo bilemedim, ceren e sordum bakalım, psikoloji görüşünü :) eğer böyleyse aşk mutluluk filan yani, insanların işi harap valla, mutlu olmak huzurlu olmak hayattan keyif almak zor o zaman :)

      Sil
    3. Geçende oğlum dedi ki; "baba annem, biz olmasak da mutlu olurdu, onun içinde var mutluluk" ne kadar da doğru tespit dedim ve mutlu oldum,
      Gerçekten de ben bildim bileli mutluyum yani benim mutlu olmam için bir neden gerekmiyor, üzüntülü, kızgın, yorgun tabi ki oluyorum ama o mutlu olmak, huzurlu olmak ve dengede olmak durumu benim tercihim ve herkesi her şeyi sevme huyum.
      Bence insanlar kolay olanı huzursuz ve mutsuz olmayı tercih ediyorlar,
      Aslında zor olan mutlu kalabilmek ve mutlu olabilmek
      hani derler ya cenneti de cehennemi de sen yaratırsın
      Ben cennette yaşamayı tercih edenlerdenim
      Naçizane fikrimi söylemek istedim.
      Güzel bir konuymuş bu
      sevgiler hepinize

      Sil
    4. Sevgili Deep (1)
      Mrs. Kedi'ye az sonra uğrayıp gereken cevabı vereceğim sana:)))

      Sil
    5. Sevgili Mrs. Kedi,
      Benim deep'e cevap vermeme lüzum kalmadı, verdiğiniz cevaptan farklı düşünmüyorum. Ayrıca mutluluğu hayal etmekle mutlu olunmuyor. Okey, bazen hayal kurmak da mutluluk verici fakat deep'in bütün günü hayal kurmakla geçiyor ve bu sebeple o hep mutlu görüyor kendini. Bence hayatın gerçekleri karşısında bu büyük bir yanılsama. Yine de zarar verici bir şey değil:))

      Sil
    6. Sevgili Deep,
      Gerçekler bazen acıdır, sen hayal kurmaya devam et, o zaman hayatın gerçeklerinden kendini korumaya çalış, tabii bunu başarabilirsen:) Mutluluk harika bir şey, onu sıradanlaştırmamak gerek. Susadım, su içtim mutlu oldum diyemezsin. Ama sıcak bir çölün ortasında susuzluktan yandığın bir sırada sana buz gibi bir su bardağı uzatıldığında anlarsın mutluluğun ne olduğunu. Bir sürü sokak köpeğinin yanından geçerken onları görmezsin bile. Ama bir köşeye büzülmüş sana mahzun gözlerle bakan bir köpek ilgini çeker, gider başını okşarsın. O an bir mutluluk ateşi yanar kalbinde, birkaç saniye ya da birkaç dakikalık. Yani istersen daha fazla şeye konsantre olabilir ve seni mutlu edecek şeylere odaklanabilirsin. Bak sen çok film izliyorsun, kitap okuyorsun. Diyelim film iki saat. Sonra filmi beğendim deyip bizlerle paylaşırsın. Mutluluk o izlediğin film içinde sadece birkaç sahnedir. Sen onları yakalamış ve mutlu olmuşsundur. Belki bir başkası onları gözden kaçıracak, o duygudan yoksun kalacaktır. Ya da onun yakaladıklarını sen es geçmiş olabilirsin. Demem o ki, hayat da o film gibi işte, baştan sona izlersin, hayat ne güzel dediğin anlar mutlu olduğun anlardır. Aşk mutluluk mudur? Sen çekene sor:) Ama içine bolca mutluluk serpiştirilmiştir. Önemli olan o anları keşfedip ne kadar çok sayıda olduğunun farkına varmak. Mutluluk, dediğim gibi kısa süreli sonsuz anlardan oluşur:)

      Sil
    7. Mavi Anne,
      Aman ne güzel:) Olaylara iyimser açıdan bakmanın mutlu anları arttıracağı açık. Rahat olmak, iyimserliği elden bırakmamak elbette çok önemli. Oğlunuzun bu masum sözü eşinizi yaralamış olabilir. Ama belli ki siz çevreye sevgi dağıtıyorsunuz. Sevgisini çevresine yayan insanların mutlu olma şansı çok daha fazladır. Evet, biraz da karakter meselesi gibi geliyor bana. Her zaman yüzünde bir gülümseme taşıyan insanlara hayran olmuşumdur. Bu muhteşem bir meziyet. Mutlu anlarınız çok olsun:)

      Sil
  26. sadece c yi çağırdım yardımaa, zamanı olunca gelcek, manxcat in de senin de mutluluk yorumunu üzücü buldum ben, öyleyse valla yazık birçok insana bu dünyada :) bakalım sadece c mesleki görüşünü sölesin, onun son yazısında söledim sadece c ye :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, sanırım ona ihtiyacımız var, yoksa iç savaş çıkacak:))) Tamam bekleyelim bakalım, bilim ne diyor bu konuda:)

      Sil
  27. sanırım mutluluğu herkes kendi dünyasındaki mutlu mutsuz olma, kısa uzun mutlu olma durumuna göre yorumluyor. kişisel dünyasından yola çıkıyor. insanlar genelde mutluluk ve huzur ararlar. mutluluk, hoşnutluk, doyum, farklı kavramlar. sanırım insanlar doyum ile mutluluğu karıştırıyor. hoşnutluk ile mutluluk da farklı. keyif almak ile mutlu olmak da farklı. arkadaş, aşk, ev almak, iş başarısı bunlar doyum getirir, bir şeylerden keyif alırız, iş, para, tutku gibi. hayatımızdan hoşnut oluruz. bunların hiçbiri mutluluk değil. mutluluk, hayatta istediklerini elde etmek değil. mutsuzluk da elde edememek değil. mutluluk dediğimiz olgu, bir zihin hali, bir bilinç hali. mutlu olduğunun bilincinde olunca da mutlu olunmaz. mutluluk peşinde koşulmaz. o sana gelir zaten. ararsan da kaçar. mutluluk heyecan değil. bu kısa anlar, mutlu olduğumuzu düşündüğümüz anlar aslında anımsadığımız heyecandır. bu kısa anlar mutluluk değil heyecandır, keyiftir, hoşnutluktur, doyumdur. bunlar bellekle zihinle ilgilidir. mutluluk da bir amaç değil. bir seçim. genel bir hayattan mutlu olma halini seçersiniz. bu mutluluğu veya yaşama sevincini diyelim, hiç bir olay, olgu, insan bozamaz, kısa anlardaki hoşnutluk, keyif, doyum, heyecan da bozamaz. kısa mutsuzluklar da bozamaz. mutsuzluk da seçilebilir tabi. mutsuzluk da çatışmadan gelir. huzur ve çatışmanın savaşı vardır insan ruhunda. insan huzur veya çatışmayı seçer. kısa anlardaki mutluluk veya mutsuzluk da bu çatışmadan gelir. yani yine seçim. kişi kendini kabul eder, kendinle dünyayla barışır, yaşamla barışır ve sürekli düzenli mutluluğu seçer buna ulaşır bunu kaybetme durumu olamaz. çünkü bu ruhtadır, bunu hiçbir şey etkilemez. bu nedenle mutluluk süreklidir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oh my God:))) Elbette farklı yorumlayacak, sohbetin özünde tartışma vardır, ben bu konuyu tartışmak, başkalarının düşüncelerini öğrenmek için önerdim zaten. Şimdi sen bir sürü kavram atmışsın ortaya. Mutluluk tek bir kavrama sığmaz ki. Mutlu olduğun anda, doyum, keyif, haz, tutku, heyecan, hoşnutluk hepsi bir arada yoğunlaşır. Dur ben sana, beni mutlu eden bir örnek vereyim:
      Kızım eskiden başarılı bir sınav sonucu aldığında ya da zor bir işin üstesinden geldiği zaman yanıma gelir. Heyecan içinde gözleri parlar, avuçlarını sıkıp göğüs hizasında hafifçe titrercesine sallarken "Çok mutlu oldum" der. Bu durum beni de çok mutlu eder tabii. Yani mutluluk verici hormonların aşırı derecede vücuda yayıldığı bir andır bu an. Belli bir süre sonra normale döneriz.

      Anladığım kadarıyla senin beynin sürekli olarak mutluluk hormonu üretiyor:) Bu güzel bir şey elbette ama bana göre mümkün değil. Mutlu anlarının diğer insanlara göre daha çok olması sebebiyle genel olarak mutlu bir insanım diyebilirsin ama her zaman mutluyum diyorsan sınırsız bir hormon üretme kabiliyetin var demektir:)

      Sil
    2. tamam bak bu anlattığın örnek mutluluk değil ama biz yanlışlıkla öyle diyoruz. bu bir insan psikolojisi konusu, bilimsel bir konu. bu konuyu bilimsel olarak araştırabilirsin, hormonlarla ilgili değil bu durum. mutluluk, bilimsel, felsefik, sosyolojik ve dinsel yönden açıklanıyor, biz burda kişisel yönden konuşuyoruz. konu kişiler değil. mutluluk üzerinde kişisel düşüncelerimizden tamamen sıyrılarak, tamamen tarafsız yönden, psikolojik ve toplumsal açıdan bakmalıyız. mutluluk üzerinde çalışabilecek bir kavram. bu bilimsel çalışmayı yaptıktan sonra sen de inanacaksın mutluluğun kesintisiz olduğuna ve kişisel özelliklerimizden bağımsız olduğuna :)

      Sil
    3. Mutluluk da psikolojinin incelediği bir konu değil mi? Süreç bir karakter mutluluk ise anlık bir hazdır. Sürekli mutluluk insanı sıkar mı başlıklı bir yazıda anlatılanlar benim görüşümü tam olarak yansıtıyor. https://www.milliyet.com.tr/gundem/surekli-mutluluk-insani-sikar-mi-246714 Şöyle ki;
      "... Mutluluk zaten sürekli değildir. Kısa kısadır, anlıktır mutluluklar. Önemli olan bu anların sayısını artırmaktır. İnsanların her zaman idealleri, yaşama bağlayan amaçları olmalı. Yoksa mutsuzluk ve sıkıntı kaçınılmazdır. Mutluluk insanı sıkmaz Bahadır Bakım (Psikiyatr) Zaten insan her gün mutlu olamaz. Sürekli bahar ya da sürekli gündüz diye bir şey yoksa, sürekli mutluluk da yoktur. Keşke herkes her zaman mutlu olsa. Mutluluk insanı sıkmaz. İnsanı sıkan yaptıklarına karşılık alamaması, çok fazla beklentili olması ya da gerçekdışı beklentilerinin olmasıdır."

      Eğer size hiç acı çekmeyeceğiniz, her saniyesinde mutlu olacağınız ama sonunda bu süreyi hatırlayamayacağınız bir 10 yıl önerselerdi, bu teklifi kabul eder miydiniz?

      Ünlü filozof Aristo’ya göre cevap “Hayır” olmalı.

      Tabii farklı görüşler de var. Bazıları eski insanlar süreçten mutlu oluyorlardı, çağımızda anlık mutlulukların peşine düştük görüşünde. Bu iki görüşte bulunduğumuz taraflar tam manasıyla bir İRONİ:))

      Sil
  28. milliyet gazetesi :) bilimsel kitaplardan dedim yani :) neyse bu konu eskidi zaten artık, kelime oyunu ve yılbaşı var :) herkes yılbaşına girerken anlık mutlu olsun bariii :) 16.14'teki yorumum geçerli benim için. kişisellikten çıkıp konuya dışardan baktığım yorum olduu :) güzel böyle konuları konuşmak. herkes mutlu olsun barisi kendince :) somuttan soyutlamaya geçmeden zor diyorum insanlar için mutlu olmak :) falan filaan zıttırı bıttırı :) herkes ermiş muradına biz çıkalım neydi kerevetine mi ne oraya :)

    YanıtlaSil
  29. Bireyselliğin zirve yaptığı bir çağda her türlü kavram kişisel yorumların etkisinden kolay kolay çıkamayacaktır. Bilimler önümüze şu şöyledir böyledir diye izahatlar getirse bile kişi önce kendisine bakacak, sonra diğer seslere :) Puzzle yapalım, mutluluk bu puzzle'nın bitmiş hali olur..Puzzle'lı yaparken önce onu talep edicez( ve evet, mutluluk kesinlikle talep edilebilir, tercih edilebilir , öğrenilebilir, ansızın gelebileceği gibi zamanında ektiğimiz tohumların yeşermesiyle de gelebilir ) onu yaparken sebat edicez, sabır göstereceğiz,pes etmeyeceğiz,birşeyler ortaya çıkıyor gibi olduğunda keyifleneceğiz, işler ters gitmeye başlayınca motivemizi düşürecek duygular ile kalacağız vs. Tüm bu süreç de mutluluğu pekiştiren, ortaya çıkmasına sebep olan destekleyici unsurlara da mutluluk denilebilir elbet, neden olmasın , ki deep'in dediklerinden tüm bu süreci de mutluluk olarak tariflediğini çıkartıyorum ben, doğru mu yapıyorum bilmiyorum :) ama işte bu kısım çok kişisel oluyor . Yıl sonunda , evet mutlu bir insanım diye tariflerim kendimi ama yıl boyunca her sürecimde yapamıyorum bunu. Başka duygular, olaylara, kişilere, çevreye göre başka hissiyatlar beliriyor sonuçta. Hiçbir duygu hali süresiz, bitimsiz değil benim için.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazı konularda birbirine tamamen örtüşen bir fikir oluşturmak imkansızdır. Fakat ilk kez Deep'le bu kadar yoğun bir tartışmanın içine girdim. Elbette bakış açımızdaki ve algılarımızda oluşan bir farklılık bu. Ne ben, ne de Deep benim düşüncem kesinlikle doğrudur diyemez. Çünkü her ikimizin görüşünü destekleyen materyaller bulmamız mümkün. Sizin yorumunuza genel hatlarıyla katılmakla birlikte mutluluğun öğrenebilir olması konusunda ayrışıyoruz. Daha önceki bir yorumda bahsettiğim üzere mutlu etmek öğrenebilir ancak mutlu olmak öğrenilemez bana göre:) Son cümlenize tamamen katılıyorum:)

      Sil
  30. Ahhhhh başımızın tatlı belası mutluluk arayışı :) halbuki arandığı odanda kaçan bir kavram. okuyorum hemen diğer yazılanları da.. Bitirince ben de yazacağım iki kelam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :))) Aşka benziyor biraz. Aramakla bulunmuyor, o gelip sizi buluyor:)

      Sil